dersler ağır basıyo sanırım gelmiyosun....
eyvallah stefani ;)
iyi uçuşlar pilot bey
kimsenin anlamadığı bir şey anlattım hep
herkesin anlayabileceği bir dilde,
kimse;
anlamadı yinede...
kimse umrumda değil aslında
sen kimse değilsin
hiç kimse sen...
ben,
kimsenin anlamadığı ortak payda,
kimseye anlatamadığım sitem
kimsenin anlamadığı bir şey anlattım hep
herkesin anlayabileceği bir dilde,
kimse anlamamış,
kime ne?
Kaçamak bir temastı gözümün ilişmesi ve
İşte o başlattı ağlamayı
İlk değildi hatırlıyorum
Üç aydan biraz uzundu sonuncu
Daha tazeydi hasret alışmamıştık
İteleyip durduk yanlızlığı
İnadına çokdu itler gibi dalaşa
Tövbe vardı dilde bulaşmamıştık
Giderayaktı yolculuğa çıkışımız
Susmayı ilk duyuşumuzda nasip
Alıştık nasılsa değildi bakışındaki
Önce sen vardın ben daha gelmeden
Sitem vardı dilinde geç kalışıma matemden alıntı
Karalara bürüdün beni ama karalar benden çalıntı
Dedim ya giderayaktı yolculuğa çıkışımız
Gider ayaktı bu gitmeler
Zaten ordaydı ve hep vardı
Ayrılık dediğin ancak gittiğin kadardı..
Giderayak
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
tşk ederim eyvallah ;)
hocam şiirler çok güzel :)
Aşk Cefâ Ülkesinde Umudun Rüyasıdır
aşk ölümcül bir hülyadır
anlayamadığım
ey sarı gök bulutu, ey ıstırab gülşeni
son bir karanfil gibi
taşıyacağım seni
kalbimin hüsnüyusuf mahrem bahçelerinde
derindesin, rüya kadar derinde
aşk ipek bir karanlıktır
kollayamadığım
gecenin bir vaktinde gelen çiçekler için
tenhâsında kuşlar uçan
sulara karışıp akmak isterim
kan çölünün ıssız vâhalarından
saâdet burcuna çıkmak isterim
gitmeliyim buralardan seninle
kalırsam, surları yıkmak isterim
aşk gizemli bir şarkıdır
dinleyemediğim
ayrılığın arkasından duyulan
gün doğuyor, neden gülemiyorum
siyah bir tanyerinde
beklemek yakışmaz bana geceyi
eylül mü vurdu güllerimi, bilemiyorum
aşk isyankâr bir korkudur
sonlayamadığım
gece yolculuğuna takılır ayakları
özlem beyaz bir gül, açar bağrında
yâr kokusu yayılsın diye kaldırımlara
ölü ve gözüyaşlı bırakır çocukları
arıbeyi konunca ruhun zümrüt taşına
mor gülüşlü haramî çıkar dağlar başına
diriltir sarı saçlı, kırılgan aynaları
aşk veremli bir türküdür
söyleyemediğim
nağmeleri doruklardan yayılan
anılar sehpasında
takıyor boynumuza kırmızı urganları
kötürüm bir vâdide geziyor kurbanları
her aşkı dâre çeken vefâsız leylâsıdır
alır avuçlarına, öper ısırganları
aşk cefâ ülkesinde umudun rüyasıdır ...
Oysa senin gemin camdan sevgili...
İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı
denizin her tarafından seni görebiliyorum...
Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya daldığını
görebiliyoruz buradan.
Çünkü senin gemin camdan sevgili.
Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını...
Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini...
Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül
karara rağman nasılsa hep masum kalan sayıklamalarını
görüp duyuyorum buradan...
Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini.
Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez
sevgili...
Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da
hemen tanır.
Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
Ya da seni yokederler sevgili...
Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen
Senin gibiler örtünemez...
Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili.